bismillahirrahmanirrahim
Rahmânın kulları, yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürüyen kimselerdir. Cahiller onlara laf attıkları zaman, selâm! der (geçer)ler. FÛRKAN/63
SELAM
cahillere cevabımı söyleyip diğerlerini es geçmeyeyim

Allah'ın selamı rahmeti ve bereketi üzerinize olsun
Devious Comments
--
--
no cubras tu suerte con las dudas...
Bismillahirrahmânirrahîm
6.
Yeryüzünde onları kudret sahibi kılalım ve onların eliyle Firavuna, Hâmâna ve ordularına, çekinegeldikleri şeyleri gösterelim.
7.
Mûsânın annesine, Onu emzir, başına bir şey gelmesinden korktuğun zaman onu denize (Nile) bırak, korkma, üzülme. Çünkü biz onu sana döndüreceğiz ve onu peygamberlerden kılacağız diye ilham ettik.
8.
Nihayet Firavun ailesi kendilerine düşman ve üzüntü kaynağı olacak olan o çocuğu bulup aldı. Şü phesiz Firavun, (veziri) Hâmân ve onların askerleri hata yapıyorlardı.
9.
Firavunun karısı şöyle dedi: Bana da, sana da göz aydınlığı (bir çocuk)! Sakın onu öldürmeyin. Belki bize faydası dokunur, ya da onu evlat ediniriz. Oysaki onlar (olacak şeylerin) farkında değillerdi.
10.
Mûsânın anasının kalbi bomboş kaldı. Eğer biz (çocuğu ile ilgili sözümüze) inancını koruması için kalbine güç vermeseydik, neredeyse bunu açıklayacaktı.
11.
Annesi, Mûsânın kız kardeşine, Onu takip et dedi. O da Mûsâyı, onlar farkına varmadan uzaktan gözledi.
12.
Biz, daha önce onun, süt analarının sütünü emmemesini sağladık. Kız kardeşi, Size onun bakımını, sizin adınıza üslenecek ve ona içtenlik ve şefkatle davranacak bir aile göstereyim mi? dedi.
13.
Böylece biz, anasının gözü aydın olsun ve üzülmesin, Allahın vadinin hak olduğunu bilsin diye onu anasına geri döndürdük. Fakat onların pek çoğu bunu bilmezler.
--
evvah
89.
Her kim iyi amel getirirse, ona ondan daha hayırlısı vardır. Onlar o gün korkudan emindirler.
90.
Kimler de kötü amel getirirse, yüzüstü ateşe atılırlar. (Onlara), Ancak yaptıklarınızın karşılığını görüyorsunuz (denir.)
91,92.
De ki: Bana ancak, bu beldenin (Mekkenin); onu mukaddes kılan ve her şey kendisine ait olan Rabbine kulluk yapmam emredildi. Yine bana, müslümanlardan olmam ve Kuranı okumam emredildi. Artık kim doğru yola girerse yalnız kendisi için girer. Kim de doğru yoldan saparsa de ki: Ben ancak uyarıcılardanım.
93.
De ki: Hamd Allaha mahsustur. O âyetlerini size gösterecek ve siz de onları tanıyacaksınız. Rabbin yaptıklarınızdan habersiz değildir.
28 - KASAS SÛRESİ
Mekke döneminde inmiştir. 88 âyettir. Sûre adını, 25. âyette geçen el-Kasas kelimesinden almıştır. Kasas, kıssalar anlamında olup Kuranda geçen kıssa ve olaylar için kullanılır. Sûrede başlıca Hz. Mûsânın çocukluğunu, peygamber oluşunu, Musevileri Mısırdan çıkarmasını ve Firavun ile ordusunun boğulmasını kapsayan süreç anlatılmaktadır. Ayrıca küfre saplanı p maddi servet ve kudrete bel bağlamanın kötü akıbetini vurgulamak üzere Kârûn kıssasına yer verilmektedir.
Bismillahirrahmânirrahîm
1.
Tâ-Sîn-Mîm.1
2.
Bunlar apaçık Kitabın âyetleridir.
3.
İman eden bir kavm için Mûsâ ile Firavunun haberlerinden bir kısmını sana gerçek olarak anlatacağız.
4.
Şü phe yok ki, Firavun yeryüzünde (ülkesinde) büyüklük taslamış ve ora halkını sınıflara ayırmıştı. Onlardan bir kesimi eziyor, oğullarını boğazlıyor, kadınlarını ise sağ bırakıyordu. Şü phesiz o bozgunculardandı.
5.
Biz ise, istiyorduk ki yeryüzünde ezilmekte olanlara lütufta bulunalım, onları önderler yapalım ve onları varisler kılalım.
--
evvah
Neml suresi 4. sayfa
1 mayıs perşembe
Bismillahirrahmânirrahîm
36.
(Elçilerin sözcüsü; ) Süleymanın huzuruna gelince, Süleyman ona şöyle dedi: Siz beni mal ile desteklemek (ve böylece etkilemek) mi istiyorsunuz? Oysa Allahın bana verdiği size verdiğinden daha hayırlıdır. Fakat hediyenizle ancak siz sevinirsiniz.
37.
Sen onlara dön. Andolsun, biz onlara, karşı koyamayacakları ordularla gelir ve onları oradan aşağılanmış ve küçük düşürülmüş olarak çıkarırız.
38.
Süleyman, Ey ileri gelenler! Onlar bana teslim olmadan önce hanginiz bana onun (kraliçenin) tahtını getirebilir?
39.
Cinlerden bir ifrit Sen yerinden kalkmadan ben onu sana getiririm ve şü phesiz ben, buna güç yetirecek güvenilir biriyim dedi.
40.
Kitaptan bilgisi olan biri, Ben onu, gözünü kapayı p açmadan önce sana getiririm dedi. Süleyman tahtı yanında yerleşmiş halde görünce şöyle dedi: Bu, şükür mü, yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni denemek için, Rabbimin bana bir lütfudur. Kim şükrederse ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse (bilsin ki) Rabbim her bakımdan sınırsız zengindir, cömerttir.
41.
Süleyman, Tahtını tanınmaz hale getirin. Bakalım tanıyacak mı, yoksa tanımayacaklardan mı olacak? dedi.
42.
Belkıs gelince, Senin tahtın böyle mi? denildi. O da, Sanki o! Fakat zaten daha önce bize bilgi verilmişti ve biz teslimiyet göstermiştik dedi.
43.
Daha önce Allahtan başka taptığı şeyler ona engel olmuştu. Çünkü o inkâr eden bir kavimden idi.
44.
Ona köşke gir denildi. Köşkü görünce onu(zeminini) derin bir su sandı ve eteklerini topladı. Süleyman ona Bu, (zemini) billurdan döşenmiş bir köşktür dedi.
--
evvah
Neml suresi 3. sayfa
bismillahirrahmanirrahim
23.
Ben, onlara (Sebe halkına) hükümdarlık eden, kendisine her şeyden bolca verilmiş ve büyük bir tahtı olan bir kadın gördüm.
24.
Onun ve kavminin, Allahı bırakı p güneşe taptıklarını gördüm. Şeytan onlara yaptıklarını süslü göstermiş ve böylece onları yoldan çıkarmış. Bu yüzden de onlar doğru yolu bulamıyorlar.
25.
Göklerde ve yerde gizli olanı ortaya çıkaran, sizin gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz şeyleri bilen Allaha secde etmesinler diye (şeytan onları yoldan çıkarmış.)
26.
Allah kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayandır. Büyük Arşın Rabbidir.
27.
Süleyman, Hüdhüde şöyle dedi: Doğru mu söylüyorsun, yoksa yalancılardan mısın, göreceğiz.
28.
Benim şu mektubumu götür onlara at, sonra da yanlarından ayrıl ve ne sonuca varacaklarına bak.
29.
Sebe kraliçesi Belkıs dedi ki: Ey ileri gelenler! Bana çok önemli bir mektup atıldı.
30,31.
Mektup Süleymandan gelmiştir. O, Bismillahirrahmânirrahîm diye başlamakta ve içinde Bana karşı büyüklük taslamayın ve teslimiyet göstererek bana gelin denilmektedir.
32.
Ey ileri gelenler! Durumum hakkında bana görüş bildirin. Sizler yanımda bulunmadıkça hiçbir işe kesin olarak karar vermem.
33.
Dediler ki: Biz güçlü kimseleriz ve çetin savaşçılarız. Emir senin. Ne emredeceğini düşün.
34.
(Kraliçe Belkıs) şöyle dedi: Krallar bir memlekete girdi mi, orayı harap ederler ve halkının ileri gelenlerini zelil hale getirirler. İşte onlar böyle yaparlar.
35.
Ben onlara bir hediye gönderip elçilerin ne haber ile döneceklerine bakacağım.
--
evvah
14.
Kendileri de bunların hak olduklarını kesin olarak bildikleri halde sırf zalimliklerinden ve büyüklük taslamalarından ötürü onları inkar ettiler. Ama bozguncuların sonunun nasıl olduğuna bir bak!
15.
Andolsun! Biz Dâvûda ve Süleymana ilim verdik. Onlar, Hamd, bizi mümin kullarının bir çoğundan üstün kılan Allaha mahsustur dediler.
16.
Süleyman, Dâvûda varis oldu ve, Ey insanlar, bize kuş dili öğretildi ve bize her şey verildi. Şü phesiz bu, apaçık bir lütuftur dedi.
17.
Süleymanın, cinlerden, insanlardan ve kuşlardan meydana gelen orduları onun önünde toplandı. Hep birlikte düzenli olarak sevk ediliyorlardı.
18.
Nihayet karınca vadisine geldikleri vakit bir karınca, Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin, Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesinler dedi.
19.
Süleyman, onun bu sözüne tebessüm ile gülerek dedi ki: Ey Rabbim! Beni; bana ve ana-babama verdiğin nimetlere şükretmeye ve razı olacağın salih ameller işlemeye sevk et ve beni rahmetinle salih kullarının arasına kat!
20.
Süleyman kuşlara göz atı
21.
Bana (mazeretini gösteren) apaçık bir delil getirmedikçe kesinlikle onu ağır bir şekilde cezalandıracağım, ya da kafasını keseceğim.
22.
Derken Hüdhüd çok beklemedi, çıkageldi ve (Süleymana) şöyle dedi: Senin bilmediğin bir şey öğrendim. Sebeden sana sağlam bir haber getirdim.
--
evvah
Previous Page12345... Next Page